Meme Koruyucu Cerrahi

 

“Meme kanseri konusunda bilinçli ve erken tanı programlarına katılmış olan kadınlar, uygun ve hassas bir tedavi ile ödüllendirilmelidirler; ağır ve sıklıkla kabul görmeyen tedavilerle cezalandırılmamalıdır.”

Dr. Umberto Veronesi

(İtalya Eski Sağlık Bakanı, Onko- cerrah)

 

Meme kanseri tedavisinde koruyucu meme cerrahisi, meme onkoplastisine dair pek çok çığır açan cerrahi teknik ve yaklaşımın sahibi olan İtalya eski Sağlık Bakanı Dr. Umberto Veronesi; rutin kontrol programlarına tam bir ciddiyetle ve aksatmadan devam eden “akıllı” kadınların meme kanserine yakalandıkları zaman memelerinin tamamen alınarak cezalandırılmaları yerine;  çok daha güzel memelerle ameliyathaneden çıkabilecekleri tedavilerle ödüllendirilmeleri gerektiğini uzun çalışmaları sonunda tıp otoriteleri ve sağlık sağlayıcılarına kabul ettiren önemli bir cerrahtır.

 

Meme kanserine yakalanan veya kanser nedeniyle memesini kaybeden/kaybetme riski olan hastalar için, son yıllarda umut verici gelişmeler gerçekleşti. Her iki durumdaki hastalar için de yeniden meme oluşturmak mümkündür.

Modern meme cerrahisinde temel amaç meme kaybına yol açmadan meme kanserini tedavi etmektir.

Meme Koruyucu Cerrahiler

  • Klasik Meme Koruyucu
  • Makromastide ve Meme Küçültmesi

 

Onkoplastik meme cerrahisi; meme kanseri nedeniyle yapılacak cerrahi bir girişimle birlikte, memede daha iyi bir kozmetik sonuç yaratacak estetik girişimin beraber planlanması anlamına gelmektedir. Yöntem, onkolojik cerrahi ve plastik cerrahi prensiplerinin birleştirilmesiyle uygulanmaktadır. Böylece; hem meme kanseri nedeniyle ameliyat olacak kadınlarda yeniden meme yapılması ameliyatı aynı anda planlanıp, hem de daha önceden kanser nedeniyle memesini kaybetmiş kadınların yeniden bir memeye kavuşmaları sağlanmaktadır.

Hastayla tedavi planı hakkında konuşurken kişinin onkolojik ve kozmetik ihtiyaçları dikkate alınmalıdır. Hastanın yaşı, medikal ve psikososyal durumu, kadının istek ve beklentileri dikkate alınarak dengeli bir karara varılmalıdır.

Meme kanserli hastalar, memede oluşan kanser nüksleri nedeniyle değil sistemik tekrarlama yani yayılım (metastaz) nedeniyle kaybedilmektedir. Bu durumda memenin tümünü almak yerine, uygun vakalarda meme koruyucu cerrahi yöntemiyle tümörlü dokunun çıkarılması tercih edilir.

Bu cerrahi yöntem; tümör ile birlikte çevresindeki bir miktar sağlam meme dokusunun çıkartılması (geniş lokal eksizyon, lumpektomi, kadrantektomi) ve koltuk altı lenf bezlerinden meme ile ilgili olanlarının örneklenmesi işlemlerini içerir.

Erken meme kanserinin tedavisinde sıklıkla tercih edilen bir seçenektir. Memenin büyük bir bölümünün korunmasına ve iyi bir kozmetik sonuç alınmasını sağlar.

Bu tedavinin bir parçası olarak mutlaka kalan meme dokusuna radyoterapi (ışınlama) yapılmalıdır.

Meme Koruyucu Cerrahinin Uygulanamayacağı Durumlar:

  • Aynı memede birden fazla odakta tümörü olan olgular, (Multisentrik tümör)
  • Tümörün çok büyük veya tümör/meme boyutu oranının uygun olmadığı hastalar,
  • Aynı vücut bölgesine daha önceden radyoterapi almış olanlar,
  • Bağ dokusu hastalığı olan kadınlar (radyoterapi yapılamadığı için),
  • Erken dönem gebelik (radyoterapi yapılamayacağı için),
  • Herhangi bir nedenle uygun zamanda radyoterapi yapılamayacak olanlar

 

Meme koruyucu tedavi ile memenin tümüyle alınması arasında hastanın yaşam süresi bakımından hiçbir fark yoktur. Meme koruyucu tedavinin mastektomiye olan üstünlüğü sağladığı daha iyi kozmetik ve psikolojik sonuçtur.

Koruyucu tedavi uygulanan memede tümör tekrarlarsa önerilen tedavi şekli memenin hepsinin alınması yani mastektomidir. Tümörün lokal olarak tekrar etmesi sağkalım süresi üzerine olumsuz bir etki yapmaz.

 

Klasik Meme Koruyucu Cerrahi

Erken tanı yöntemleri, kadınlarda meme kanseri konusunda oluşan bilinç düzeyi, kendi kendine meme muayenesi tekniklerinin öğrenilmesi ve kullanılması hastalığın erken evrelerde yakalanması, meme koruyucu cerrahinin uygulanması için imkan vermektedir.

Radyoterapi ve kemoterapi yöntemlerinde kaydedilen gelişmeler sonucunda, önceleri uygulanan geniş ameliyatlar (mastektomi) yerini daha fazla meme derisi (meme derisi koruyucu) ve meme dokusu (meme koruyucu) korumaya yönelik ameliyatlara bırakmıştır.

Ayrıca kanser tedavisi yaklaşımında hekimler artık sadece kanserin kontrolünü değil, hastanın yaşam kalitesini korumayı ve yükseltmeyi amaç edinen yöntemler üzerinde yoğunlaşmaktadır.

Bütün kanserlerin cerrahi tedavisinde olduğu gibi meme kanserlerinde de temel amaç tümörlü dokunun temizlenmesi ve hastanın hayatının kurtarılmasıdır. Diğer organ kanserlerinden farklı olarak, meme kanserli hastaların sıkıntısı, sadece kanser tanısının yarattığı sorunlar değildir.

Memenin ameliyatla alınması (mastektomi) çoğu kadında ağır psikolojik etkilere sebep olabilmektedir. Meme kaybı sonrası kadınlarda, sıklıkla depresyon ve başka duygulanım bozuklukları, cinsel istek kaybı, beden algılamasında bozulma, dişilik özelliklerini kaybetme korkusu, hastalığın tekrarlamasına ilişkin endişeler, uygun giysi bulmada güçlük ve sütyen şeklinde dışardan uygulanan meme protezlerinin yarattığı sıkıntılar gibi bir dizi psiko-sosyal sorunlar gözlenmektedir.

Yaşamın kırılma noktasının bu kadar yakınında olduğunu ansızın görmek, çok yönlü sorunlarla baş edebilmek ve “hayatı yaşamaya değer kılmaya” çalışmak çoğu zaman kadınları daha duygusal ve daha kırılgan hale getirmektedir. Sorunu dillendirmek ve çözüm aramak, eşlerinin psikolojisini düşünmeyen kocalar, kadının meme isteğini estetik bir sorun olarak algılayan çevre ve memenin cinsel bir tabu olarak görüldüğü toplum nedeniyle neredeyse imkansız hale gelmektedir.

Kadının neyi, nasıl istediğini keşfetmeyi, kendini tanımayı ve çevreyi daha sağlıklı algılamasını sağlayacak psikiyatri desteği önerisi ise çoğu zaman hem yakınları hem de hastanın kendisi tarafından geri itilmektedir.

Bu sorunlarla karşılaşacağını bilen, tahmin eden ya da duyan kadınlar memelerini kaybetmemek için hekimleri ile pazarlık yapabilmektedir.

Hastanın ve tümörün uygunluğu durumunda meme kaybına karşı önerilen ameliyat şekli, memenin bir bölümünün korunarak (meme koruyucu cerrahi) kanserli dokunun çıkarılmasıdır.

Bu durumda eğer tümör memeye göre orantı olarak büyükse meme koruyucu cerrahi kozmetik olarak hastanın istediği sonucu vermeyebilir. Ayrıca unutulmaması gereken bir diğer konu da meme koruyucu cerrahiden sonra hastanın mutlaka ışın alma gerekliliğidir. Bu yüzden uygun hastalarda mutlaka subkutan ya da deri koruyucu (memenin cilt bırakılarak tamamının alınması) mastektomi ameliyatları hastaya önerilmelidir.

Makromasti ve Meme Küçültmesi Yapılarak Tümörün Alınması

Büyük memeli kadınlarda gelişen meme kanserlerinde aynı anda hem meme kanserini almak ve her iki memeyi de ideal ölçülere küçülterek hastayı ameliyathaneden mutlu çıkarmak mümkündür.

Hastalar bu yöntemle kanser ameliyatlarını olur, büyük meme nedeniyle yaşadıkları sorunlardan (meme ağrısı, sırt ağrısı, omuz ağrısı, hareket kısıtlılığı, meme altında geçmeyen pişikler, omurga eğriliği riski v.b.) kurtulurlar.

Dev Meme Hastalığı (Makromasti) yakın zamana kadar estetik bir bakış açısı ile ele alınan bir konuydu. Oysa meme cerrahisinin gelişimi konuların detaylanması, dev memenin salt estetik bir sorun olmaktan öte, fonksiyonel bir hastalık olduğunu ortaya koydu. Dev memenin yarattığı fonksiyonel sorunların süreç içinde organik ve fiziksel sorunlara yol açtığını, meme hacmi ile meme kanseri arasında doğru orantıyı artık biliyoruz.

Meme polikliniklerinde dev meme hastalığı yakınmaları iyi değerlendirilmeli, olgular ciddiye alımalı, temel sorun çözülmediği için fizik tedavi ve nöroloji kliniklerine yönlendirme veya sonu gelmez analjeziklerden yarar beklenmemelidir.

 

Risk Azaltıcı Cerrahi (Profilaktik-Koruyucu Mastektomi ve Rekonstrüksiyon)

Günümüzde, genetik tanı yöntemlerinin çok gelişmesi, meme kanserinin ailesel geçişlerinin tam olarak anlaşılması, meme kanserine yol açan genetik kromozom bozukluklarının açığa çıkartılması hastaların meme kanseri olma olasılığının büyük oranda hesaplanabilmesine imkan veriyor.

Ailesel riski ve genetik yükü fazla olan kadınlar henüz meme kanseri olmadan meme kanserinden kurtulmanın yollarını arayabiliyorlar.

Profilaktik (koruyucu) mastektomi bu ihtiyaçtan dolayı gelişti. Profilaktik mastektomi uygulamaya aday olan kadınların öncelikle mümkün olan tüm kromozom bozukluklarını içeren detaylı genetik testlerden geçirilmesi gerekmektedir. Daha sonra profilaktik mastektomi adayı ile tüm olası sonuçlar konuşulmalı, kişinin kafasındaki tüm soru işaretleri açıklığa kavuşturulmalıdır.

Profilaktik mastektomi, iki taraflı subkutan mastektomi sonrası implant ile rekonstrüksiyon yapılarak kişiye hem meme kanserinden kurtulmayı hem de ikincil bir kazanç olarak daha estetik memelerle hayata devam etmeyi sağlar.

 

Mastektomi (Memenin tamamen alındığı ameliyatlar)

Mastektomi, meme dokusunun tümüyle alınmasıdır. Meme koruyucu cerrahinin uygun olmadığı durumlarda başvurulur. Hastada koltukaltı lenf nodu tutulumu olduğunda modifiye radikal mastektomi yani memenin tamamının ve koltukaltı lenf bezlerinin büyük bir bölümünün çıkarılması biçiminde uygulanır. Meme kanserinin klasik cerrahi tedavi yöntemidir. İyi bir lokal kontrol sağlar; tümörün tekrar etme riski düşüktür.

Kimlere uygulanır?

Geçmişte yaygın olarak, günümüzde ise meme koruyucu cerrahinin uygun olmadığı büyük çaplı ve/veya memede yaygın dağılım gösteren (birden çok odaklı tümörler) tümörlü hastalar için mastektomi tercih ediliyor.

Ailesinde, 1. derece yakın akrabalarında meme kanseri olan bazı hastalarda meme kanseri kalıtsal karakter taşıyorsa, risk azaltıcı ve koruma amaçlı olarak hastalıksız memeye de mastektomi yapılabiliyor. Bu tür ameliyatlar erken evre tümörlerde, deri koruyucu veya yerleştiği yer memebaşına uzak tümörlerde, ‘memebaşı koruyucu mastektomi’ şeklinde de gerçekleştirilebiliyor. Ayrıca bu ameliyatlarda, plastik cerrah ile işbirliği yapılarak kozmetik amaçlı eşzamanlı rekonstrüktif işlemler de uygulanabiliyor. Memebaşının korunduğu ameliyat sırasında anestezi altında ve ameliyat masasındayken hastanın memebaşına tek doz radyoterapi  de (intraoperatif radyoterapi) verilebiliyor.